Efenim "ilk bisiklet çok ilkel biçimde 12. yüzyılda Çin'de görülmüştürr. Fransız Sirvac yaptığı sağ ve sol ayakların itmesiyle yürüyen bisiklet yapmıştır. "Celerifere" adını taşıyan bu alet 1791 tarihlidir." gibi wikipedia'dan apartma bir yazı yazmayacağım..
Okulumda(ki kendisi Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü olur) Bisiklet Ulaşım Sistemi adı altında öğrencilerin Depozitolu jetonları alarak kullanabileceği bisikletler getirilmiş.. Çok da güzel olmuş.. Bugün arkadaşlar kullandı.. Tabi ben sürmeyi bilmediğimden öyle baktım sadece... 19 yıldır ilk kez bisiklet süren birine özendim, ben de sürmek istedim..
Yıllar önce ben ufacıkkene karşı komşumuzun çocuğu onlarca kere bisikletten düşüp kolunu bacağını kırmıştı.. Ben de o zaman soğumuştum bisikletten.. Taa ki bugüne kadar.. Aslında korkuyorum hala ama sürmek de istiyorum.. yarın sınavdan sonra denerim belki kullanmayı.. ama şimdi de vizelerin ortasında, finallere bi hafta kala bişey olmasın.. Umarım olmaz..
C. Ronaldo son yıllardaki en iyi futbolculardan biri.. Müthiş bir yeteneğe sahip onu hepimiz biliyoruz.. Manchester onu takıma katarak çok iyi bir iş yaptı bu da kesin.. 2007-2008 sezonunda 31i ligde olmak üzere 42 gol atabilen bir kanat* oyuncusu olduğundan halk arasında çok kullanıldığı şekilde "Bu Ronaldo insan değil ya.."** demek doğru oluyor..
5 Mayıs't Arsenal'e attığı ilk gol de bu cümlenin kurulmasını gerektiren bir gol oldu. 40 metreden kaleye gönderdiği serbest vuruşta top Almunia'nın parmaklarının ucundan içeri girdi.. Neyse anlatmak yerine video koyuyorum..
Bu yazının 2. kısmı da Kırmızı Şeytanlar(her ne kadar dün mavi forma giymiş olsalar da :D) hakkında olacak..
3. golde kontra atakta 3 pas yaparak gol atmaları beni büyüledi diyebilirim.. Arsenal'in atağı sonrasında önce Ronaldo topu ceza sahası önünde Park Ji-Sung'a atışı(1. Pas), Park'ın orta sahaya kadar topu sürüp Rooney'e atması(2. Pas), Rooney'nin topu Ronaldo'yadoğru ortalaması(3. pas) ve Ronaldo'nun vuruşu.. ve gol 0-3.. Tabi burada Ronaldo'nun kendi ceza sahası önünden rakip ceza sahası içine olan deparı ayrı bir mesele tabi :D Neyse bu gol'ün de videosu aşağıda..
*sadece kanat demek yeterli değil tabi, cm deyimiyle oynadığı mevki AM RLC - ST ama asıl yeri kanat
**Ben de diyorum tabi ki de
Şans eseri cumartesi akşamı TRT'de genç mikrofon yarışmasıyla karşılaştım.. güzel düşünülmüş bir yarışma.. TRT'yi tebrik ederim ama çok fazla duyurulmamış olması beni üzdü... 170 lise katılmış ilk elemelere, ve benim mezun olduğum liseden kimsenin haberi yok.. yarışmadaki grupların bir kısmından iyi olan gruplar var okul bünyesinde..
Her neyse konu bu değil.. Yarışmacılar hakkında youm yapacağım bu yazımda
ilk olarak benim en beğendiğim okul Moda MSGS Lisesi'ydi.. 15 yaşındaki Asude İnci(grubun solisti aynı zamanda)'nin yazdığı şarkı ilk günkü en iyişarkıydı bence.. hatta Kasdav 2009da en iyi beste ödülünü almaları da bunu kanıtlıyor.. ama Türkiye'de senfonik rock(metal de diyebiliriz)'ın ne kadar tanınmadığı anlaşılıyor.. jurilerden en yüksek puanı almalarına rağmen smslerden kaybettiler ve 8. olarak bitirdiler..
fakat programın internette bulduğum videolarının içinde bir tek bu şarkının yarım olması nedeniyle kasdav 2009'daki performanslarını aradım buldum.. çok fazla bir fark yok arada.. dinlemediyseniz video aşağıda
Eğer burda youtube açılmıyor, ben Ktunnel Vtunnel vs kullanıyorum diyorsanız size link:
http://www.youtube.com/watch?v=GEb3VRbD2iM
2. olan Tevfik Fikret Lisesi'nin Elele adlı şarkısına gelince şarkı güzeldi caz* tarzındaydı şarkı Barış konulu bir şarkıydı sözleri.. bu şarkıyı yazan hanım kızımız(o da solist) iyi iş çıkarmış.. o da aşağıda..
* caz ya da bu şarkının türü hakkında çok fazla bir bilgim yok yanlış bilgi vermiş olabilirim
bir de 9. olan Davutpaşa Lisesi'nden bahsedip bugünlük bırakacağım..
Davutpaşa Lisesi, İstanbul'un en eski lisesiymiş.. bunu öğrenmiş olduk önce.. sonra da grubun Zühtü cover'ını izledik.. Tarzları Punk Rock'tı.. şovları da tarza uygun.. zaten Punk Rock'ta olayın aslı şovdur ama Davutpaşa Lisesi müzikal anlamda da iyi şeyler yapmışlar.. tebrik ediyoruz kendilerini..
Onun da videos aşağıda
Devamı hakkında daha sonra bir şeyler karalayacağım..
Bu blog, Blog Küreye her saniye katılan bloglardan biri.. resmi olarak 5 Mayıs 2009 01.00 sularında katıldı.. Biraz anlatım bozukluğu olduğunun farkındayım kusura bakmayın artık..
Daha önce kendi adıma bir blogum vardı fakat farklı bir isimle daha çok şey yazmak istedim ve bu blog doğdu..
İsim nereden geliyor..
Dewey, School Of Rock filminde (daha sonra bir şeyler yazacağım bu film hakkında) Jack Black'in oynadığı karakterin adı(Dewey Finn), Degen de İsviçreli bir futbolcunun soyadı.. ikisini birleşimi bu ismi oluşturdu
Asıl ortaya çıkma amacı ise şu: bir süre önce ev arkadaşım Chemical Brothers'ın "Do It Again" şarkısını ağzına dolamıştı.. doitegen doiegen diye diye bu şekle dönüştü..